Gaziantep’te ruh sağlığı alanında hayati bir görevi yerine getiren Gaziantep Üniversitesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin kapatılması kararı kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı. Karar, başta hasta yakınları, ruh sağlığı savunucuları ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere geniş bir kesim tarafından “kabul edilemez” olarak değerlendirildi.

Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri; ağır ruhsal hastalığı bulunan bireylerin tedaviye erişimini kolaylaştıran, topluma uyumlarını destekleyen ve yeniden hayata tutunmalarını sağlayan en önemli kamu hizmetleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu merkezlerin kapatılmasının yalnızca hastaları değil, aileleri ve toplumun tamamını doğrudan etkileyeceği uyarısında bulunuyor.
“Bu bir idari karar değil, toplumsal bir ihmaldir” diyen hasta yakınları, merkezin kapatılmasıyla birlikte yüzlerce kişinin tedavisiz kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Özellikle düzenli takip, psikososyal destek ve rehabilitasyon hizmetlerinin kesintiye uğramasının, hastaların yeniden hastaneye yatış oranlarını artıracağı ifade ediliyor.
Ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar ise kararın bilimsel ve sosyal gerçeklerle bağdaşmadığını vurguluyor. Uzmanlara göre, toplum temelli ruh sağlığı hizmetleri dünya genelinde yaygınlaştırılırken, böyle bir merkezin kapatılması sağlık politikaları açısından ciddi bir geri adım anlamına geliyor.
Kamuoyunda yükselen tepkiler üzerine yetkililere çağrı yapıldı. Vatandaşlar, merkezin kapatılma kararının derhal gözden geçirilmesini, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin yeniden faaliyete geçirilmesini ve ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilerek sürdürülmesini talep ediyor.
“Ruh sağlığı lüks değil, temel bir haktır” diyen yurttaşlar, bu kararın sessizce geçiştirilmeye çalışılmasına izin vermeyeceklerini belirtiyor.
Gözler şimdi yetkili kurumlarda. Kamuoyu, bu tepkinin görmezden gelinmemesini ve toplum ruh sağlığı hizmetlerinin korunmasını bekliyor.
Toplum Ruh Sağlığı Merkezi Kararına Sert Tepki: “İnsan Hayatının Hasarları Üzerine Bina Tadilatı Yapılamaz”
Gaziantep’te Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin kapatılmasına yönelik tepkiler artarak sürüyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Gaziantep Şizofreni Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneği Başkanı Serpil Acıoğlu, alınan kararın yanlış olduğunu vurgulayarak yetkililere sert sözlerle çağrıda bulundu.
Dernek Başkanı Acıoğlu, bu karardan bir an önce dönülmesi gerektiğini belirterek, kararın ruh sağlığı hizmetlerinin özüne aykırı olduğunu ifade etti. Açıklamasında çarpıcı bir benzetmeye yer veren Acıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Binalar, insanlar ölmesin diye sağlam yapılır.
İnsan hayatının hasarları üzerine bina tadilatları yapılamaz.”
Bu sözlerle ruh sağlığı hizmetlerinin fiziki yapılarla değil, insan yaşamı ve süreklilik esas alınarak planlanması gerektiğini vurgulayan Acıoğlu, Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri’nin özellikle ruhsal engelliler (şizofreni, bipolar hastaları) için hayati bir rol üstlendiğini dile getirdi.
Acıoğlu, merkezin kapatılmasının hastaları yalnızlaştıracağını, tedavi sürekliliğini bozacağını ve aileleri ağır bir yükle baş başa bırakacağını ifade ederek, “Bu merkezler sadece bir bina değil; umut, takip, rehabilitasyon ve hayata tutunma alanıdır” dedi.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, alınan kararın yeniden değerlendirilmesi ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin faaliyetlerine devam etmesi çağrısı yinelendi. Kamuoyuna da seslenen Acıoğlu, ruh sağlığının ertelenebilir bir konu olmadığını, her gecikmenin insan hayatında derin ve onarılmaz izler bıraktığını vurguladı.
Kamuoyunun ve hasta yakınlarının gözü şimdi yetkililerden gelecek olası geri adımda. Tepkiler, bu kararın sessizce geçiştirilmeyeceğini gösteriyor.
